|
Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde "Türk
Rivierası" adını almıştır. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli
bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz'in en güzel ve temiz
kıyılarına sahiptir. 630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca,
antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar,
kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular yer alır.
Antalya adını kurucusu, Bergama Kralı II. Attalos'dan alır.
Attalos'a atfen Attalia adını alan kente Türkler önce Adalya daha
sonra da Antalya adını verirler
M.Ö.
2000 yılından bu yana bölge, sırası ile Hitit, Pamphylia, Lykia,
Kilikya gibi kent devletleri, Pers, İskender, Antigonos, Ptolemais,
Selevko, Bergama Krallığı egemenliklerini tanımıştır. M.S. 7.
yüzyıldan sonra bölge Selçuklular ile Bizanslılar arasında sık sık
el değiştirmiş, 1207 yılında Selçukluların eline geçmiştir. Bunu
Tekelioğulları, Osmanlılar, Karamanoğulları, sonra tekrar, Osmanlı
egemenlikleri izlemiştir.
Gezilecek Yerler
Surlar: Bu surlardan günümüze şehrin içindeki birkaç burç ile
Hadrian Kapısı ve yanındaki kuleler, limana bakan büyük kule ve
liman surlarının bazı parçaları kalabilmiştir. İki surdan biri yat
limanını, diğeri şehri at nalı gibi kuşatır. Kale Kapısı Meydanında
ayakta kalan kulelerden birisi saat kulesi olarak kullanılmaktadır.
Surların kente girişi sağlayan dört kapısı vardır.
Kaleiçi: Bugün Antalya'nın "Tarihi Çekirdek Kenti" olan ve
"Kaleiçi" adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş
iki surla çevrilidir. İç sur, yarım daire şeklinde yat limanını
kuşatır. Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları,
barları, çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiştir. Liman ise yat
limanı olarak düzenlenmiştir. Keleiçi restorasyon çalışmalarından
dolayı Turizm Bakanlığı'nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın
Elma (Turizm Oskarı) ödülü verilmiştir.
Hadrianus Kapısı: Zamanımıza kadar yanlarındaki iki kule ile
sağlam kalan tek kapı Üçkapılar veya diğer adı ile Hadrianus Kapısı
olup, Pamphylia'nın en güzel kapısıdır. M.S. 130 yılında imparator
Hadrianus'un Antalya'ya gelişi onuruna yapılan kapı, sütunları
hariç, tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Oyma ve kabartmaları
olağanüstüdür.
Eski Antalya Evleri:
Yazların çok sıcak ve kışların ılık geçtiği Antalya'da evlerin
yapımında soğuktan çok, güneşi önlemeye ve serinlik sağlamaya önem
verilmiştir. Gölgeli taşlıklar ve avlular hava akımını kolaylaştıran
özelliklerdir. Depo ve hol görevi yapan girişi ile üç kat üzerine
kurulmuştur.
Tarihi Yerler
Termessos: Termesos
Antalya'ya 34 kilometre mesafedeki bir Doğal Park olan Güllük Dağı
içerisinde batı tarafında 1050 metre yükseklikte bir plato
üzerindedir. Termesos Anadolu'nun içlerinden gelen Solymler
tarafından kurulmuştur.
Perge: Antalya'nın 18 km doğusunda, Aksu Bucağı'nın sınırları
içindedir. Kilikya - Pisidya ticaret yolunun üstünde yer aldığı için
önemli bir Pamphylia şehridir. Şehrin kuruluşu diğer Pamphylia
şehirleriyle aynı zamana rastlar (M.Ö. 7 yy.). Ana tanrıçası Perge
Artemisi olan Perge hristiyanlar için önemli bir kent idi. M.S. Aziz
Paulos ve Barnabas Perge'ye gelmiştir. Magna Plancia gibi kimi
zenginler Perge'ye önemli anıtlar kazandırmışlardır.
Sillyon: Aksu'nun 13 km kuzeydoğusunda Yanköy yakınlarındadır.
Kent, Aspendos ve Perge yönünde, yüksekte duran bir plato üzerine,
M.Ö. 14.yy.da kurulmuştur. Çeşitli uygarlıkları yaşayan kentten
Selçuklular da yararlanmıştır. Stadyum, cimnazyum, kuleler, Selçuklu
Mescidi ve sahne kısmı yok olan bir tiyatro geriye kalan
kalıntılardır.
Aspendos: Antalya'nın 48 km doğusunda, Serik ilçesinde yeralan
antik kentin kalıntıları büyük ölçüde ayaktadır. |




 |